Mehmet Ömür - Kuşlar

Türkiye, Avrupa’nın en obez ülkesi olmaya doğru hızla ilerliyor!

Bölüm: Yazılar  |  6 Kasım 2009 - 16:38:29  |  Yazdırın  |  

29.10.2009
Prof. Mehmet Ömür'ün analizine göre son 30 yılda 3 kat artan obezite Türkiye'de de önemli bir tehdit oluşturuyor. Türkiye, Avrupa'nın en obez ülkesi olmaya doğru yol alıyor.

İnsan aklı tutuluyor. Dünyada 1 milyar aça karşılık 1 milyar tok var. Tokların üçte bir aşırı tok, yani obez. Obez demek, deri yüzölçümün her metre karesine 30 kilodan fazla kilo yükü düşen kişi demek. Yani deri yüzeyiniz üç metre kare ve siz 90 kilo iseniz obezsiniz demektir. Açın tanımı zaten kendi içinde.

İnsan aklının tutulduğunu görüyoruz. Savaşlarla yeryüzünde giderek daha çok insanın öldürülmesi de bu tutulmanın bir göstergesi zaten. Sadece geçtiğimiz yüzyılda tüm insanlık tarihinde yok edilen insandan daha çok insan savaşlar sırasında öldürüldü.

Savaşlar anlamsız, yeryüzündeki şu an herkesi günlük 2700 kalori ile beslemeye yeterli besinler, var ama dağılım dengesiz.

Toklar da açlar gibi erken ölüyorlar. Yani çok yiyen de, hiç yiyemeyen de ölüyor. O zaman "Zaten bunlar ölüyorlar bari biz öldürelim" gibi bir mantık mı var acaba? diye düşünüyor ve insan aklının tutulmuş olduğuna inanıyorsunuz.

Basit bir hesap yapalım. İnsanları öldürmek için edilen masrafa aşırı yiyip içenlerin harcadıkları ekstraları bunun da üzerine aç ve tokların hastalık masraflarından edilecek tasarrufları üst üste koyalım. Elde edeceğimiz paralarla dünyayı çok daha sağlıklı bir şekle getirebilirsiniz.

Ama anlaşılan amaç bu değil, bankaları ve batık şirketleri kurtarmak için verilen paralar tokları obez, açları da daha aç hale getiriyor.

İşin ilginç yanı aşırı tokların, yani obezlerin gelişmekte olan ve fakir ülkelerde de görülmesi. Obezite hareket azlığı ile birlikte enerjiden yoğun, satüre yağ ve şekerden zengin besinlerle beslenen her yaş ve sosyoekonomik sınıftan insanı vurabiliyor. Son ekonomik krizi saymazsak geçtiğimiz 10 yıldır dünyada yaşanan ekonomik gelişmeye karşı açlık da arttı tokluk ve obezite de. Bugün 1 milyar toku da işin içine katarsak dünyanın yarısı kötü besleniyor.

3 milyar kötü beslenen insan. Bu duruma nasıl gelindi?

Dünya Bankası gelişmekte olan ülkelerde insanları kentlileşmeye teşvik etmiştir. Sanayileşmenin insanoğlu için daha iyi olduğunu düşünmüştür. Ama kazın ayağının öyle olmadığı görülmektedir. Hem sanayileşme sağlanamamış hem de kırsal bölgelerde yaşayanların çoğunluğu açlık sınırına düşmüştür.

Obezite ise son 30 yıl içinde 3 kat artmış ve açlar gibi 1 milyar sınırını aşmıştır. Obezlerde kronik hastalıklar, tip 2 diyabet, kalp hastalıkları, hipertansiyon ve bazı kanserler daha çok görülmektedir. Türkiye de dünyayı örnek alarak açlarını ve toklarını arttırmakta Avrupa'nın en obez ülkesi olmaya doğru yol almaktadır. Veriler dünya sağlık teşkilatının verileridir. Ülkemizde 30 yaşındaki kadınların beşte biri erkeklerin üçte biri obezdir.

Sağlık bakanlığı geçen sene 'Obezite ile Mücadele Programı ve eylem Plan taslağı' hazırladığını açıklamıştı. Bu konuda birçok çalışma yapılacak, uygun besinleri diğerlerden ayıracak işaretler konacak çocuklara yönelik reklamlar düzenlenecekti ama bu konuda henüz bir faaliyet göremiyoruz. Umarız ülkenin yarısı açlıktan ölmeden diğer yarısı obez olmadan gerekli önlemler devreye sokulur.

Dünya zenginliklerinin yarısına sahip yüzde 2 insan dünyanın zenginliklerinin yüzde 1 i ile idare eden dünyanın yarısı insana biraz zenginlik aktarır. Obezler zayıflarken açlıktan ölenler de savaşta ölenler de ölmekten hiç olmazsa geçici bir süre kurtulurlar.

İnsan aklından bunu beklemek doğal değil midir?




Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. Yazı, yorum eklemeye kapatılmıştır.