Kronik Kulak Çınlaması
Şimdiye kadar KBB hekimlerinin ellerindeki yetersiz olanaklar nedeni ile çoğu kez çaresiz kaldıkları kronik kulak çınlamasında artık tanı ve tedavi şansı artmaya başladı.
Şimdiye kadar KBB hekimlerinin ellerindeki yetersiz olanaklar nedeni ile çoğu kez çaresiz kaldıkları kronik kulak çınlamasında artık tanı ve tedavi şansı artmaya başladı. Burada ele aldığımız çınlama nezle grip gibi belirli bir hastalık sırasındaki ve hastalıkla birlikte ortadan kalkacak kulak çınlaması değil genellikle işitme kaybı ile birlikte bulunan ve kolay kolay ortadan kaldırılamıyan kulak çınlamalarıdır. Her nekadar bu tip çınlamaların neden ve nasıl ortaya çıktıkları hala kesin olarak bilinmiyorsa da bazı yeni kavramlar daha etkili tedavilerin yapılabileceği yönünde ümitlerimizi arttırmaktadır. İKİ YENİ KAVRAM 1. Çınlamanın çıkış yeri neresi olursa olsun işin içine her zaman merkezi sinir sistemi karışmaktadır. Korteks ve korteks altı bölgelerde çınlama hafızaya alınıp, hatırlayabiliyor. İşte bu yüzden başlangıçtaki neden ortadan kalksa, hatta işitme sinirini kesip işitmeyi tamamen ortadan kaldırsak bile hasta çınlamayı duymaya devam ediyor. 2. Kişinin duygusal yapısı çınlamanın süreklilik kazanmasında büyük bir rol oynar. Hastalar tehlike anında olduğu gibi sıkıntılı ve terdirgindirler. HASTAYA YAKLAŞIM Yukarıda bahsettiğimiz bu iki nedenden kulak çınlamalı hastanın bir bütün olarak ele alınması gerekir. İç kulağa etkili ilaçlar vermek veya bununla yaşamayı öğren gibi tavsiyelerde bulunmak artık hastaları tatmin etmiyor. Verilen ilacların süresi 6 ay hatta 1,5 yıla kadar uzatılmalı. Hasta KBB uzmanı, nörolog, psikolog hatta psikiatr’dan oluşan bir ekip tarafından ele alınıp uzun süre takip edilmeli. Ekibin bütün elemanları aynı amaca çeşitli yollardan ulaşmaya çalışan uzmanlardır. Hastaya çektiği sıkıntıların nedeni ile ilgili daha fazla bilgi vermek, ona destek sağlamak, hastanın durumunu daha iyi kontrol altına almasına yardımcı olacaktır. Bugüne kadar KBB uzmanı bu gibi bir çalışmaya alışık değildi. Ancak bundan sonra bu yolda ilerlemek durumundadır. Yapılan araştırmalar bunu göstermektedir. KULAK ÇINLAMALI HASTAYA YAPILACAK TETKİKLER Tam bir kulak muayenesi işitme ölçümü ve işitme testleri yapması şarttır. Hastanın fiziki, psikolojik ve sosyal yönden de mutlaka değerlendirilmesi gerekir. ÇINLAMANIN TESBİTİ Bu ilk adımdır. Çınlamanın şiddeti ve frekansı anlaşılmaya çalışılır. Hastanın sağlam kulağına çeşitli sesler gönderilerek hangisine benzediği anlaşılmaya çalışılır. Başka bir yol hastaya 2 değişik tonda ses dinletip hangisinin kendi çınlamasına yakın olduğunu anlamaya çalışmaktır. Bu yöntemler kesin ve kolay değildir ama hastanın işitmesinin azalıp azalmadığını anlayabilir. Hastanın ne derecede rahatsız olduğunu 0 ila 5 arasında değerlendirmesini isteyerek sıkıntıyı anlamak olasıdır. Hastanın psikolojik durumu da bazı anket formları ile ortaya konabilir. Çınlamaların psikolojik değerlendirilmesi için hazırlanmış birçok anket formları vardır. TEDAVİ YÖNTEMLERİ İlk basamak, hasta ile iletimi sağlamaktır. Bu haftalar veya aylar boyunca olabilir. Hastaya çınlamanın merkezi sinir sisteminde nasıl hafızaya alındığı anlatılmalıdır. Hasta bunu anlarsa yapılacak tedavileri de daha kolay anlar. Hastaya çınlamasını arttıran nedenler mekanizmalarda anlatılmalıdır. Bu şekilde psikolojik olayları anlamasına yardımcı olmak mümkün olacaktır. Eğer psikolojik sorunlar ön planda ise psikiatr’dan yardım alınmalıdır. İlaç olarak; çınlamanın ilk çıktığında damar genişletici ilaçların yararı yadsınamaz, ancak kronikleşmiş çınlamalarda bu ilaçların yeri tartışmalıdır. Bu durumlarda bu ilaçlar iç kulağı korumak amacı ile verilebilir. Antiepileptik ilaçlar, karpamazepin, benzodiarepin gibi ilaçlar antidepresyon etkilerinden çok merkezi sinir sistemini baskıladıkları için hastayı rahatlatırlar. Bu ilaçların yan etkileri vardır ve KBB hekimi bunları kullanmaya pek alışık değildir. Ancak hastaya çınlamasının çaresiz olmadığını göstermek ve tedaviye başlamak açısından olumludur. Elektrikli uyaranlarla tedavinin etkisi mekanizması bilinmemekle beraber özellikle sekonder çınlamalarda olumlu etkisini bildiren çalışmalar vardır. Eğer çınlama ile o kulakta işitme kaybıda varsa işitme cihazı kullanılmasında çok büyük yarar vardır. İşitme cihazlarının çınlama üzerine olumlu etkisi vardır. Eğer kişinin işitmesi normalse çınlamayı azaltan “maskeleyici” denilen ses üreten cihazlar önerilir. Hastanın bu cihazı her gün birkaç saat takması istenir. Böylece hastanın hafızaya aldığı çınlama mekanizması bozulmaya çalışılır, hafızaya alınmış çınlama silinmeye çalışılır. Bu işlem aylar boyunca sürebilir ama hastalar cihazı takmaya başladıkları andan itibaren rahatsızlıkları azalır. Kulanılan tedavi yöntemi ne olursa olsun önemli olan hastayı düzenli olarak takip etmek tedavinin etkilerini değerlendirmek ve hastayı psikolojik açıdan rahatlatmak şarttır. Belki çınlamalar konusundaki gelişmeler yetersizdir ama şimdiden KBB hekimleri artık hastalara “sizin için yapabileceğimiz birşey yok” demeyi bırakmalı ve ümit etmeye başlamalıdırlar.

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. Yazı, yorum eklemeye kapatılmıştır.