Mehmet Ömür - Kuşlar

Boğazda Yanma ve Mide Suyu Kaçağı (REFLÜ)

Bölüm: Hasta Bilgilendirme  |  15 Haziran 2007 - 07:09:13  |  Yazdırın  |  
etiketler  Reflü  Mide  tedavi  

Reflü nedir? Reflü, mide içeriğinin kusma olmaksızın, geriye doğru yemek borusundan gırtlak veya farenkse ulaşmasıdır. Reflü nasıl oluşur? Reflü oluşumunda birçok faktör rol oynamaktadır. Bu faktörler içerisinde özefagogastrik (yemek borusu ile mide) bileşke, yemek borusunun asit temizleyebilirliği, yemek borusunun mukoza direnci ve üst yemek borusu sfinkteri (kapakçığı) bulunmaktadır.

Tüm bu yapılara ilaveten farenks (boğaz), gırtlak, akciğerler ve yemek borusu arasındaki fonksiyonel ilişki de hastalığın oluşum mekanizmasında rol oynamaktadır. Yemek borusu ile midenin birleşim yerinde alt yemek borusu kapakçığı bulunur. Bu kapakçık, yemek borusu ile mide arasında yüksek basınçlı bir bariyer oluşturur. Bu basınç bazı yiyecekler (yağ, çikolata, kola), ilaçlar (kalsiyum kanal blokörleri, diazem), hormonlar (glukagon, gastrin, vazoaktif intestinal peptid) ve sigara nedeniyle değişebilir. Yapılan çalışmalar reflüsü olan kişilerde alt yemek borusu kapakçığının basıncında azalma olduğunu göstermiştir. Yemek borusunun asit temizleyebilirliği de reflü oluşumunda önemlidir.

Bu sürenin azalması demek, yemek borusu mukozasının geriye kaçan asitle daha uzun süre teması demektir. Böylelikle yemek borusunun mukozası zarar görmüş olur. Yemek borusu mukozasında hasar olunca yemek borusu duvarındaki kan akımı artarak daha ileri hasar oluşumu önlenmeye çalışılır. Üst yemek borusu kapakçığı da boğaz ile yemek borusu arasında yüksek basınçlı bir bariyer oluşturur. Bu kapakçık, yemek borusuna hava kaçışını ve geriye doğru olan kaçağın boğaza geçişini engeller. Yutkunma sırasında üst yemek borusu kapakçığı gevşer ve yemeklerin aşağıya geçişine izin verir. Özellikle uykuda bu kapakçığın basıncı azalır ve geriye kaçış için uygun bir zemin yaratılır. Reflünün belirtileri nelerdir? Hastaların büyük bir çoğunluğunda kronik veya aralıklı ses kısıklığı, seste yorulma ve kırılmalar, sıkça boğaz kazıma ihtiyacı, boğazda aşırı sekresyon birikimi, kronik öksürük, geniz akıntı hissi, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, boğazda yabancı cisim hissi ve göğüs arkası yanma mevcuttur.

Teşhis nasıl konur? Yapılan testler nelerdir? Teşhis kulak-burun-boğaz uzmanının gerçekleştirdiği tam bir kulak burun boğaz muayenesiyle konur. Bu muayenede klasik muayeneye ilaveten yapılan fleksible larengoskopi ve videostroboskopi ile reflüye sekonder olarak gelişen posterior larenjit ve ses tellerindeki ödem ve kızarıklık rahatlıkla gözlemlenebilir. Bunun yanı sıra özefagoskopi (yemek borusunun endoskopik muayenesi), radyolojik tetkikler (radyonükleid sintigrafi, baryumlu özefagogram), 24 saatlik ambulatuar (ayaktan yapılan) farengoözefageal pH monitorizasyonu da tanının konulmasında oldukça değerli testlerdir.

Tedavisi kolay mıdır? Tedavi aşamalı olarak yapılır. Öncelikle mide asidinin geriye kaçışını azaltmak için hastanın yaşam şeklini, alışkanlıklarını ve beslenme düzenini değiştirmek gerekir. Hafif şiddetli vakalarda sadece bu yaşam tarzının düzenlenmesi yeterli olabilir. Ancak orta ve ileri derecedeki hastalarda bunlara ilaveten asit azaltıcı ilaçların kullanımı gerekir. Medikal tedavinin başarısız olduğu çok ileri vakalarda, asit kaçağını önleyici cerrahi müdahaleler yapılmalıdır. Önlenmesi için tavsiyeler nelerdir? - Yatarken yatağınızın başını yükseltiniz. - Yağ alınımını azaltınız, kızarmış yiyeceklerden sakınınız. - Sigara kullanıyorsanız azaltın veya daha da iyisi tamamen vazgeçiniz. - Özellikle kafeinden ve asitli içeceklerden uzak durunuz. - Akşam yemeğinden hemen sonra yatmayınız. Yatmanız için en az 3 saatlik bir süre geçmesine dikkat ediniz. - Özellikle bel bölgesi çok sıkı giysiler giymekten kaçınınız.




Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. Yazı, yorum eklemeye kapatılmıştır.