“E-sağlık bizi bağımlılıklarımızdan nasıl koruyabilir?”

Türkiyede bağımlılıkla mücadeleyi Yeşilay yürütür. Madde bağımlılığın tanımı şöyle yapılır. Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır. 

Tüm ülkeler bu konuda biraz az bilinçli biraz da acz içindedirler.

Fransada bu hafta “Parlamento bağımlılığa karşı çalışma komitesine” gönderilen bir rapora göre bağımlı hastalar tedavisinde ilaç bağımlığı kadar önemli bir bağımlılık aracı olan cep telefonlarının nasıl olumlu etki sağlamak için kullanabileceği savunuluyor . Yani bağımlılık tedavisinde başka bir bağımlılık aracı cep tlefonlarından medet umuluyor.

Bir uzman şöyle diyor, “Bu acil bir mücadeledir, zor ama kesinlikle kazanılması gerekli mücadeledir. Bugün, Fransada, yılda 120.000 kişi bağımlılığa bağlı nedenlerden yaşamlarını kaybetmektedirler. “Her gün beş milyon Fransız alkol tüketiyor. Alkol hastanede yatış nedenleri arasında başı çekiyor. 13 milyon sigara bağımlısı var, 700.000 de esrar. Yeni yeni ortaya çıkan başka bağımlılıklar da var;  video oyunları, pornografi, sosyal ağlar yeni bağımlılık türleri. İşin üzücü tarafı bu bağımlıların sadece % 20 kadarı tedavi görüyor. Bu kadar çok sayıdaki bağımlıyı tedavi edecek uzman da mevcut değil. 

Utanç içinde, nüks korkusu ile yaşayan ve kabuğuna çekilmiş diğer tedavi görmeyen % 80 bağımlıya ne yapılabilir? Şu anda gelinen noktada “Acaba bu bağımlılar dilital ortamdan, cep telefonlarından yararlandırılarak tedavi edilebilirler mi?”

“Parlamento bağımlılığa karşı çalışma komitesine” görevlileri bunun olabileceğini savunuyorlar.

Fransızların %90 ının cep telefonu var ve telefonlarından 1,5 metre uzağa gidemeyecek kadar ona bağımlılar.

Bu küçük ekran sayesinde ayrıca bazı aplikasyonlarla bağımlılık durumlarını kendi kendilerine takip edebilirler.

Hatta online olarak psikolog veya psikiatrlarıyla  iletişme geçebilirler. Kendileri gibi diğer bağımlılarla forumlarda, ortak gruplarda tanışıp tartışmalar yapabilirler. Dosyalarını pskologlarla paylaşabilirler hatta psikiyatrlarıyla chat video ve  facetime gibi araçlarla yüz yüze gelip canlı görüşme yapabilirler.

İlerde bir aplikasyon alkol bağımlısının gezdiği yerleri belirleyip o bölgedeki barların önünden geçerken onlara bazı destekleyici mesajlar gönderebilir örneğin “Hadi bu saate kadar dayandım biraz daha dayan” gibi. Tüm alkoliklerden gelen bulgular bir merkezde toplanarak bu konu araştırma konusu haline getirilebilir.

Panik anlarında bağımlı bir uzmana acil bağlanarak konuyu açabilir, yardım alabilir. Bu çoğu zaman bir pratisyen doktora başvurmaktan çok daha iyidir.  Çünkü pratisyen doktorlar bu konuda çok yetkin olmadıkları gibi tecrübeli de değildirler.

Aslında bu konuda Fransa oldukça geç kalmış ülkelerden biri . Meclis komisiyona gelen bu raporla birlikte anlaşıyor anlaşılıyor ki Fransa’da bu konuda önemli adımlar atmaya hazır.

Nimes Üniversitesi’nden Profesör Perney bir aplikasyon yarattı adı Mydefi. Bu aplikasyon sayesinde alkoliklerin 12 haftada alkol tüketimlerini önemli oranlarda azaldığı saptanmış durumda. Ancak hala bazı sorular gündemde; verilerin gizliliği ve bu verilerin nasıl kullanılacağı konuları dışında  bu hastaların nasıl ele alınacağı konusu da düşündürücü.

Genel kabul gören görüş ise konunun böyle boşlukta bırakılmayacak kadar önemli bir konu olduğu. Ayrıca bu günün dijital ortamında ve internet sayesinde yepyeni bir fırsat çıktığı aşikar.

Başka bir röpörtajda konunun uzmanlarından Profesör Reynaud şunun altını çiziyor; “bağımlılıklar konusu hiçbir zaman kamu yöneticilerinin önceliği olmadı” diyor. Oysa alkol sigara ve uyuşturucu bağımlılığının topluma verdiği maddi ve manevi harabiyetin boyutlarını ölçmek bile çok zor. Fransa’da beş ölümden birinin bağımlılık nedeniyle olduğu biliniyor. 

Başka önemli sounlar da var. Serbest çalışan bağımlılık uzmanı yok

Hastanelerde konuyla ilgili servisler çok az sayıda. Konu ile ilgili merkezlerde de aşırı derecede yığılma söz konusu.

Tıp alanında hiç bir hastalıkta “hasta sayısı” ile “tedavi olan hasta sayısı” arasındaki aralık bağımlılık hastalarında olduğu kadar fazla değil. Bağımlılıkta bu aralık çok büyük.

Dijital sağlık aplikasyonlarının, video muayenelerinin ve forumların bağımlı hastalara çok yararlı olacağını inanılıyor. Ancak eğer uzman takibi olmazsa aplikasyonları kullananlar iki hafta içinde terk ediyorlar. Belki bu noktada eğer yeterince uzman yetiştirilemezse uzman hastaları yani daha önce bağımlı olup da bu durumdan kurtulmuş eski hastalara sertifika verilerek onlardan yararlanma yoluna gidilecek ve bu kıdemli hastaları devreye sokmak gerekecek. Keşke yeryüzünde sevgi ve çalışma dışında başka bağımlılık konusu olmasa…