14 Şubat: Güzellikle elde edemediğiniz bir kalbi, unutun gitsin…
12 Şubat 2015
Birlikte olma, ilişkiyi devam ettirme ya da evlenme teklifini reddeden kadının kurşun, bıçak ya da kezzapla cezalandırıldığı ülkemizde örnek alınması gereken bu sözleri, Mozart’ın ünlü operası ‘Saraydan Kız Kaçırma’da Selim Paşa söyler. Hem de kendisini sevemeyen gözdesi Konstanze’ı sevgilisiyle birlikte azad ederken.
Opera, kendisini elde etmeye çalışan Paşa’yı sürekli reddeden Konztanze’ın Belmonte’ye olan büyük aşkının hikayesini anlatır. 14 Şubat Sevgililer günü nedeniyle Paris’in ünlü “Palais Garnier” operasında sahnelenen ‘Saraydan Kız Kaçırma’da insan sevgisine, gurur yaralayan bir davranışın bağışlanması motifi ile yönelen Mozart, insan severlik ilkesini, bugün 18. yüzyıla göre belki de daha az gördüğümüz Türk bağışlayıcılığı ile yaklaşmaktadır. Aynı zamanda doğunun sihirli havasını geniş ölçüde Türk adet ve geleneklerine yer vererek dile getirmektedir. Mozart, Osmanlı mehter marşlarının etkisiyle, eserde özellikle vurgulu sazları kullanmış, böylece dinleyenleri doğunun sihirli atmosferine kolayca sokmayı başarmıştır.
Saray denildiğinde günümüzde akla başka şeyler geliyor. Saraylardan da kızdan farklı şeyler kaçırılıyor. Aşk ne yazık ki yerini paraya bıraktı. O nedenle 14 Şubat “Sevgililer gününde” aşka dair yazı yazmak da belki anlamını başka birçok güzellikler gibi yitirdi. Ama Çetin Altan’ın dediği gibi “Enseyi karartmamak” gerek. Ümidi de elden bırakmamalı. Paris’te olduğumuz şu günlerde, her yerde Aziz Valentine’ın izine rastladığımızdan Sevgililer Günü’nün bu aşk kentinde nasıl kutlandığını, aşkların sevgilileri için neler yapacaklarını anlatalım istedik.
Güzel bir yemekten sonra Paris veya civarında özel, romantik bir otelde bir gece geçirecekler. Örneğin 1000 gece için açılmış 1000 ayna ile donatılmış 18 Kasım 2016’da kapanacak La Kiss Room adlı otelden çok sanat eseri kabul edilen odada konaklayacaklar. Veya 5.cibölgedeki Le Five Hotel’de özel yataklarda uyuyacaklar. İsteyenler L’Hotel Amour’un hiçbir otelde görülmeyen orijinal dekoruna kendilerini bırakacaklar. Sevdiklerine Yves Thuries, Christophe Roussel gibi büyük şeflerin tasarladığı pasta ve çikolataları veya Ladurée, Angelina, Lenotre gibi büyük pastanelerin ürünlerini alacaklar. L’etage I love Clubbing’de, Blok Paris Kiss Party’de veya Bateau Concorde Atlantique’de dans edecekler. Aşıklar köprüsü diye bilinen, aşk kilitleri nedeniyle yıkılma noktasına gelen Pont des Arts da yürüyecekler, oradan Mektup Müzesi’ne gidip “Sana; seni sevdiğimi söylemekten başka söyleyecek bir şeyim yok” adlı sergiyi gezecekler, sergiden çıkarken oğlan kıza dünyanın en güzel aşk şiirlerinden biri olan ‘Elsa’nın gözleri’ adlı Aragon şiirini okuyacak. Ya da “Natalie’nin göğüsleri” adlı kendi yazdığı hikayeyi okumaya çalışacak. Çiçekler verilecek öpücükler alınacak.
Sanatsever aşıklar ya Saraydan Kız Kaçırma’ya ya da Rive Gauche tiyatrosunda Donizetti’nin L’elixir D’Amour (Aşk İksiri) adlı temsiline gidecekler.
Temsile girmeden önce romantik bir restoranda yemek yiyecekler. Restoranların hemen hepsi, mumlar ve kırmızı kalplerle süslenmiş olacak. Evine yemek getirtmek isteyenler de evlerini aynı şekilde süslemiş olacak. Bazı restoranlar müşterilerine sürprizler, çekilişler, hediyeler hazırlayacak.
Paris’teki billboardlar sevgililerin birbirlerine söyledikleri aşk sözcüklerini, aşıkların isimleriyle sürekli döndürecekler.
Sevgilisi olmayan bekarlar da o akşam sevgili bulmak için Paris’in yüzlerce noktasındaki gece kulüplerine, barlarına doluşacak. Bir sevgililer gün daha Paris’te böylece kutlanmış olacak.
Sevgililer gününüz kutlu olsun. Sevginizi tek bir güne sıkıştırmayın.