Hocan kimse onun dersini alırsın.

                                Manol Kordomenidis

Hocalık bizde çok önemlidir. Yukarıdaki söz muhtemelen anonim bir deyiştir ama ben onu Manol Hocama malettim. Söz kime lazımsa onundur zaten. Her verdiğimiz bilgiye referans göstermeyi de hocalarımızdan öğrenmedik mi?

Fotoğrafta benden 10 yaş küçük Merih Akoğul, Photoshop’ta da 15 yaş küçük Hayri Şentürk hocalarım oldular. Bizde adet bize birşey öğreteni hoca olarak kabul etmek onu “Hocam” diye selamlamaktır. Tavla oynadığımız komşumuz Süleyman Bey de “Hocam”dır. Yelkenlide bana dümen bırakan kaptan da “Hocam”dır. Memleketimde bu böylesine yaygındır. Bu ülkede hoca çoktur, sayıları doktor ve hukukçuların toplamından 2 defa daha fazladır. Onun için hocalara çok değer verilir bu yanız ve güzel ülkede. 

Esas hocamız ise diplomamızın altına imzasını koyup  “ Bu öğrenci kişi kanunlarımızın şu maddesine göre bundan böyle bir KBB kliniğini tek başına yönetmeye ehildir ” diye sorumluluk alan kişidir.

Benim KBB alanında çok hocalarım oldu. Hepsinden farklı şeyler öğrendim. Burada onları saygıyla selamlıyorum.

İlker Tezel Hocam ve İbrahim Hızalan hocalarım kulak hastalıklarını öğretir elime sevgiyle Rosen bıçağını verirlerken bir yandan da nezaketi öğrettiler. Tonsil ekartörünü nasıl tutacağımı, nasıl düğüm atacağım Selçuk Onart Hocamdan öğrenirken cerahide soğuk kanlı olunması gerektiğini de öğrendim. Bir hafta kıdemsizim ama yaşça bir yaş büyük Faruk Şahinden dostluğu nöbet arkadaşlığını ve daha bir çok şey öğrendim. Askerliğin KBB ihtisasından daha kolay olduğunu da o öğretti bana. 

Bana resmi olarak hiç hocalık yapmadan da rehberim olan ve kendisini örnek aldığım “Hocalarım” da oldu. Muharrem Gerçeker, Emin Mumcuoğlu, Fikri Şenocak, Behbut Cevanşir, Sefa Karatay, Hikmet Altuğ, Atıf Kutlar, Ertan Dumanlı, Nazmi Hoşal, Orhan Cura, Övünç Günhan, Yücel Tanyeri, Dilaver Özturan, Önder Doğan, Turgay Han hatta kardeşim Melih’ten de öğrendiğim çok şeyler oldu. Buraya isimlerini sığdıramayacağım daha bir çok “Hocalarım” oldu benim. İşte bu yüzen kendimi çok şanslı hissediyorum. 

Ama benim “EN” hocam Metin Arat oldu. Bana sadece hoca gibi değil, bir baba bir arkadaş gibi davrandı Metin Hocam. Odasını biz asistanların nöbet odası olarak açtı. Nöbetlerimizde odasında yumurta pişirip ortalığı kokutmamızı hoşgörüyle karşıladı. Evinde yatırıp yemeğini paylaştı benimle. Demokrat, toleranslı, çalışkan, çok yönlü iyi bir insandır Metin hocam. Bana KBB fizyolojisinin ne kadar önemli olduğunun yanında nasıl yaşamam gerektiğini de öğretti. Bana kararlarımda gönül gezdirmemeyi, 60 yaşından önce emekli olamamın iyi bir şey olduğu gibi çok hayati bilgiler de aktardı.

Onu hürmetle yadediyorum…

NUR İÇİNDE YAT METİN HOCAM