Üçüncü mektup

Vernaküler ve Kandid

Bu mektubumda sizlere türk fotoğraf literatüründe nadiren adı geçen iki kavram üzerine

yazmak istiyorum. Bir tanesi Vernaküler diğeri Kandid.

Uluslararası fotoğraf literatüründe çok öncelerden beri yerini almış bu iki terim sokak fotoğrafçılığı için de önemli diye düşünüyorum.

Vernaküler kelime anlamı ile günlük şeylere, sıradan ve alışılmış şeylere gönderme yapar. Çoğu kişinin çekmeye değer vermediği konulardır. Okullardaki sınıf arkadaşları gurup fotoğrafları, çeşitli enstantane fotoğrafları, tatildeki anı fotoğrafları, vesikalık fotoğraflar, yerdeki bir çöp, duvar kenarına atılmış bir televizyon, masa üzerinde unutulmuş bir anahtar buna örnek olarak verilebilir. Daha çok mimaride kullanılan ve anıtsaldan çok sıradan binalar gönderme yapan bu kelime tesadüfi sanat veya istenmeden sanatsal olmuş fotoğrafları anlatır. İkinci dünya savaşı sıralarında öne çıkmaya başlayan bu fotoğrafçılığın en önemli iki ismi ünlü Amerikalı fotoğrafçı Walker Evans ve İngiliz Martin Parr’dır. Maalesef Paris Pompidou sanat merkezinde Walker Evans’ın dünyadaki en büyük sergisi 14 Ağustos’da bitti. Herhangi bir yerde karşınıza çıkarsa görmenizi öneririm.

Bu sergi ile ilgili yazımı da isterseniz şu linkten okuyabilirsiniz.

http://www.mehmetomur.com/bir-sergi-uc-dusunce/

Kandid fotoğraf ise sokak fotoğrafçılığının öğelerinden olan habersiz fotoğraf çekme anlamına gelir. Kişi poz vermez, hazırlıksızdır, fotoğrafının çekildiğinden habersizdir veya farkedince şaşkınlığını gizleyemez durumdadır.

Taking My Time

Gizli fotoğrafçılık ise Kandid fotoğrafçılığın alt gurubudur. Bu fotoğrafçılık türünün ilk önemli ismi Doktor Erich Salomon’dur. 1920 li yıllarda Berlin’in kalbur üstü kesiminin fotoğraflarını çekmeyi başarmıştır. Şapkasına gizlediği küçük bir kamera ile konusu olan adliye saraylarında çeşitli mahkeme fotoğrafları çekmiş daha sonra hayatına fotoğrafçı olarak devam etmiştir. Hitler başa gelince Hollandaya kaçmış Life dergisinin Amerikaya göçme teklifini reddetmiş, Hitler Hollandayı işgal edince tutuklanmış ve hayatı Auschwitz de sonlanmıştır.

Sokak fotoğrafı biraz vernaküler, biraz kandid olurken biraz da sosyal olmalıdır diye düşünen fotoğraf eleştirmenleri vardır. tersini düşünenler de az değildir. Ama bence en olması gereken şey bağımsız ve özgür olması koşuludur. Konusu değişebilir. Estetik ve minimalist olabilir. Kavramsal, avangard,  veya kişisel olabilir.

Ancak son yıllarda o kadar gündeme girmiştir ki biraz anlamından uzaklaşmış sosyal tarafını da kaybetmiştir.

Bu mektubumu da sokak fotoğrafçılığı ile ilgili birkaç tavsiyede bulunarak bitireyim.

1- Fotoğraf çekiş olmak için fotoğraf çekmeyin. Her ne kadar an fotoğrafı yakalayacak olsanız da iyi bir fon, arka planı kurmak güzel bir kompozisyon için iyi bir başlangıçtır.

2-ikinci ve üçüncü planlar bulursanız anlattığınız hikaye güçlenecektir. Cep telefonuyla meşgul bir kişinin fotoğrafı sıradandır. Ama cep telefonu ile meşgul bir kişinin yanında yerde başka birisi kıvranıyorsa bu daha farklı bir fotoğraf olur.

3-Sokak fotoğrafçılığının standart- geniş açı fotoğrafçılığı olduğunu yani 24-50 mm lens aralığında çekilmesi gerektiğinden bahsetmiştik. Ancak bu lenslerle uzaktan fotoğraf çekerseniz konuyu okumak zorlaşır, o nedenle fotoğrafın içine girmek gerekir.

4-Evsiz barksızlar konu olarak çok caziptir ancak bunu da abartmamak gerekir. O kadar çok çekilmektedir ki konu sosyal anlamını kaybetmeye başlamıştır.

5-bazen iyi bir fotoğraf yakaladığınızı sanarsınız baktığınızda beğenmezsiniz, bazen de tam tersi olur. Aslında burada şans veya tesadüf size yardım etmemiştir. Kompozisyon yardım etmiştir. Hızlı ve dikkatli olun. Sabırlı olun.

6-Siyah beyaz fotoğraf duygusaldır ve sokak fotoğrafçılığına yakışır. Ama renkli de yakışır. Kötü bir fotoğrafı sonradan düzenleyerek iyi bir fotoğraf haline getirmek çok zordur. O nedenle işi fotoğraf makinesinde bitirmeye bakmalıyız.

7-iPhone ve dijital fotoğrafçılık çok sayıda düşünmeden fotoğraf çekmenize olanak sağlıyor. Düşünerek çok sayıda çekmek ise size olağan üstü kareyi bulma şansı verir. Fotoğrafı bulduğunuzda değişik açılardan çekmeyi ihmal etmeyin.

8-Işığa dikkat edin, siluet istiyorsanız ters ışıkta çekin, çevresel portre çekecekseniz ışığı arkadan veya yandan alın.

9-Arka planı iyi inceleyin. Ön planın önüne geçmemeli, karmaşık olmamalıdır. Ön planla uyum içinde olmalıdır. Şarap ve yemek uyumu gibi…

10-Son olarak bütün bu kurallar sizi yıldırmasın, sokak fotoğrafçılığının en güzel tarafı sokakta olmak gezip tozmak hayatın tadını çıkartmaktır. Fotoğrafı da hayatımızı güzelleştirmek sevdiğimiz hobiyle uğraşmak için çekmiyor muyuz? Çevreye ve sokağa merakınızı ve duygusallığınızı bir kenara bırakmadığınız sürece sorun yoktur…