Bourdelle Muzesi Paris’deki en önemli heykel müzelerinden bir tanesidir. Diğerleri tahmin edeceğiniz gibi Rodin’in müzesi, Orsay ve Maillol müzesidir. Sonuncusu adı daha az bilinen Saint Germain’de küçük ama çok sevimli bir müzedir. Adını da Aristide Maillol adlı heykeltraşdan alır. Maillol’ün eserlerinin yanında zaman zaman Giacometti, Douanier veya Fujita gibi önemli sanatçıların sergilerini de görebilirsiniz. Ama benim bu yazıda sizler anlatacağım danimarkalı önemli bir heykeltraş Niels Hansen Jacobsen. Bu santçının yeni açılacan sergisi Bourdelle müzesinde. Yazımızda tabii ayrıca  Danimarkalı heykeltraş Niels Hansen Jacobsen’in kuzey mitlerinin etkisiyle yaptığı masalsı heykellerinden de bahsedeceğiz.

Montparnasse’taki Bourdelle müzesi, XIX. yüzyılın sonunda ve XX. yüzyılın başında Bourdelle adlı heykeltraşın yaşadığı, çalıştığı ve heykel dersleri verdiği geniş bir mekan. Théâtre des Champs-Elysées’deki heykelleri yapan heykeltıraş Bourdelle, 1885’ten 1929’da ölümüne kadar burada yaşadı, yarattı ve öğretti. Antoine Bourdelle’in çalışmaları, eskizleri, modeller, çalışmanın gelişimine katkıda bulunan her şeyi burada görebilirsiniz. Heykel seven birisi Paris’e gelip sadece Rodin’in müzesini görüp dönmemeli diye düşünüyorum. 1961 yılında inşa edilen Büyük Salon ve bahçelde devasa heykelleri sergilerken, Christian de Portzamparc tarafından 1992’de inşa edilen uzantı geçici sergilere ev sahipliği yapıyor. Atölyelerde Bourdelle’in işlerini görüyoruz. Çeşitli heykeller, çizim, fotoğraflardan oluşan bir arşiv burada sizi bekliyor. Müze size başka bir sürpriz daha hazırlamış. Bourdelle’nin bitişiğindeki ressam Eugène Carrière’in atölyesi var. Onun eserlerini de görebiliyorsunuz.

Gelelim geçici Jacobsen sergisine. Fransa’daki Niels Hansen Jacobsen’e (1861-1941) adanmış bu ilk sergi. Bu sergi sizi Antoine Bourdelle’in (1861-1929) çağdaşı olan Danimarkalı heykeltıraş ve seramikçinin rüyaya benzeyen dünyasına girmeye davet ediyor. Sergi bizi Jacobsen’in Paris’te yaşadığı yıllara ,1892 den 1902 ye kadar olan dönemine götürüyor.  Jacobsen Paris’te bir kaç sanatçı arkadaşıyla birlikte Viyana Secession döneminden çok daha önce sembolist bir akıma katkıda bulunuyor. Avrupa’nın dört bir yanından yazarlar, müzisyenler ve sanatçılar Hansen Jacobsen’in, Arago Bulvarı 65 numaradaki stüdyosunu akımın merkezi ilan ediyorlar. Bu sanat mabedinde Hansen Jacobsen’in dışında seramikçi Paul Jeanneney, heykeltıraş ve seramikçi Jean Carriès, illüstratör ve afiş sanatçısı Eugène Grasset’e var.

Hansen Jacobsen’in çalışmalarını, Sigmund Freud’un dediği gibi garip, belirsiz, hatta “rahatsız edici tuhaflık” olarak adlandırmak olası. Heykellerde, kuzey ülkeleri folklorunun özgün mitlerini  ve Andersen’ın fantastik hikayelerini buluyoruz. Akademik katılıklardan uzak bu eserler, o zamanının en cesur plastik araştırmalarından örnekler olarak algılanabilir. 1900 Evrensel Sergisine de katılan Hansen Jacobsen, Art Nouveau’nun ortaya çıkmasını ve sembolizmin yayılmasına katkıda bulunan sanatçılardan biri olarak kabul ediliyor. Hansen Jacobsen ve Bourdelle , Gustave Moreau ve Paul Gauguin’den sonra sembolizme katkıda bulunmakta. Ayrıca Art Nouveau’nun süslemelerinin de bir parçası olarak görülebilir.

Sergide bronz ve seramik işleriyle Jean Carriès dışında  Paul Gauguin, Jeanneney, Eugène Grasset, Carlos Schwabe, Odilon Redon, Frantisek Kupka, Georges de Feure, Jens Lund, Gustave Moreau’nun tabloları, Boleslas Biegas’ın heykelleri, çizimler, heykeller ve fotoğrafları ile Bourdelle’in işlerini de görmek de bize çok hoş geldi. Paris’e gelen bir heykel severin yolunu mutlaka , Montparnasse’a düşürmesinde yarar var. Böylece sanat sever hem Bourdelle müzesini hem de Jacobsen’in masalımsı heykellerini tanımış olacaktır. Sergi 29 Ocaktan 31 Mayıs’a kadar devam ediyor.

Jacobsen’in portresi; Hanriette Hahn-Brinckmann 1990 lü yıllar.

Hristiyan kanına susamış yaratık; Niels hansen Jacobsen 1896

Anne ve Ölüm; Niels hansen Jacobsen1892 

Jacobsen’in sır paleti

Medüz başı  

  Küçük deniz kızı1901